-
__IMAGE_DIV____PRODUCT_NAME____BUNDLE_TEXT____VARIANTS_TEXT____CUSTOMIZATIONS_TEXT__Birim fiyatı: __PACKAGE_PRICE____COUNT__ adet adet__PRICE_NOT__ __PRICE__Sepetten çıkar

Carre d’Artistes Türkiye’ye ne zaman ve hangi koşullarda geldi?
Carre d’Artistes 2015 yılında Türkiye’ye ilk kez geldiğinde, ülkenin sosyal ve ekonomik açıdan zor bir dönemden geçtiği bir zaman dilimindeydi. Bomba olayları, deprem, darbe gibi zorlukların yaşandığı bu zaman diliminde, Carre d’Artistes’in küresel açılışının 11 Eylül saldırıları gibi travmatik bir olaya denk gelmesi, sistemin güçlü bir enerjiye sahip olduğunu düşündürüyor. Böyle zorlu dönemlere rağmen, sanatseverlerle buluşması ve sanatın gücünü hissederek bir yol açması bence Carre d’Artistes’i farklı kılan bir unsur.
Sistem nasıl bir yapı üzerine kurulmuş; bundan biraz bahsedebilir misiniz?
Carre d’Artistes, sanatın demokratikleşmesi ve daha geniş kitlelere ulaşması fikrinden ilham alarak oluşturulmuş bir yapı. Türkiye’ye getirildiği ilk günlerden itibaren hem yerli hem de yabancı sanatseverlerle buluşarak başarılı bir giriş yaptı. Sistem, sanatçıların eserlerini belirli aralıklarla farklı ülkelere taşıyarak, onların uluslararası bir platformda tanınmalarını sağlıyor. Bu rotasyon sistemi sayesinde, sanatçıların fiziksel olarak bulunması gerekmeden eserleri New York’tan Paris’e, Amsterdam’dan Şangay’a kadar geniş bir coğrafyada sergileniyor. Bu süreç, sanatçıların global pazarda daha özgür bir şekilde yer almasına olanak tanıyor.
Sanat eserlerinin fiyatlandırılması nasıl yapılıyor?
Sanat eserlerinin fiyatlandırılması konusunda da Carre d’Artistes, bir standardizasyon getirerek dikkat çekiyor. Sanat eserlerini boyutlarına göre sabit fiyatlandıran bu sistem, sanatseverlerin farklı bütçelerle sanat eserlerine ulaşmasını kolaylaştırıyor. Örneğin, aynı boyuttaki eserler, sanatçıdan bağımsız olarak aynı fiyat üzerinden alıcı buluyor. Bu yaklaşım, sanat pazarındaki belirsizlikleri ve güvensizlikleri ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Carre d’Artistes sanatçıları nasıl seçiyor?
Carre d’Artistes, sanatçı seçme süreci de oldukça titiz. Dünyanın her yerinden gelen başvurular, eserlerin niteliği ve sanatçıların geçmiş sergi performansları göz önünde bulundurularak değerlendiriliyor. Bu değerlendirmede, kimlik veya CV gibi unsurlardan çok, sanatın kendisi ön plana çıkıyor. Seçilen sanatçılar, global bir ağın parçası olarak farklı ülkelerdeki galerilerde eserlerini sergileme şansı yakalıyor. Sistem, başarısızlık kavramını reddediyor ve sanatçılar için doğru kitleyi bulmayı hedefliyor.
Global ağınız ne kadar geniş? Yaklaşık kaç sanatçı var?
Carre d’Artistes bugün, dünya genelinde 40’tan fazla sanat galerisinde 400’ün üzerinde sanatçıyla faaliyet gösteriyor. Paris, New York, İstanbul, Moskova ve Barcelona gibi sanatın merkezi kabul edilen şehirlerde yer alan galeriler, sürekli genişleyen bir ağ oluşturuyor. Sanatı demokratikleştirme misyonuyla yola çıkan Carre d’Artistes, hem sanatçılar hem de sanatseverler için eşitlikçi ve erişilebilir bir platform sunuyor.
Sanat eserleri dünya çapında nasıl bir yolculuğa çıkıyor?
Eserler önce Fransa’ya gönderildikten sonra bu rotasyona giriyor. Bu sistem, sanatçıların yalnızca bir bölgede tanınmasına değil, dünya çapında koleksiyonerlerle buluşmasına olanak tanıyor. Sanatçıların, “Eserim başka ülkelerde sergilenir mi?” ya da “Kendi başıma yurt dışına açılabilir miyim?” gibi endişelerine son veriyor. Her galeri kendi bölgesindeki kitlenin tercihlerini analiz ederek en uygun eserleri seçiyor, böylece hem sanatçı hem de alıcı için doğru eşleşmeler sağlanıyor.
Koleksiyonerlerin Carre d’Artistes sistemine olan güvenini sağlayan nedir?
Bu sistemin bir diğer önemli özelliği, koleksiyonerlerin güvenini kazanması. Tüm eserlerin fiyatları dünya genelinde standart ve şeffaf. Her sanatçının eseri, belirli boyutlara göre aynı fiyatlandırma sistemine tabi tutuluyor. Bu da pazarlık ya da fiyat değişkenliği gibi belirsizlikleri tamamen ortadan kaldırıyor. Örneğin, New York’taki bir koleksiyoner ile İstanbul’daki bir koleksiyoner, aynı sanat eserini aynı fiyata satın alabiliyor. Bu durum koleksiyonerler arasında büyük bir güven ve sadakat oluşturuyor.
Bu sistem sanatçılar için hangi fırsatları sunuyor?
Sanatçılar için ise bu sistem sadece tanıtım değil, aynı zamanda gelişim fırsatları sunuyor. Düzenli geri bildirimler alıyor, hangi tarzların daha çok ilgi gördüğünü öğreniyorlar. Hangi eserlerinin daha çok kadınlar ya da erkekler tarafından tercih edildiği gibi detaylı istatistikler sayesinde üretim süreçlerini optimize edebiliyorlar. Bu, sanatçıların yalnızca ekonomik olarak değil, sanatsal olarak da büyümesine olanak tanıyor. Ayrıca bu sistem, sanatın erişilebilirliğini artırmayı hedefliyor. Küçük boyutlardaki eserlerin uygun fiyatlarla satışa sunulması, genç koleksiyonerlerin veya sanata yeni ilgi duyan bireylerin de bu dünyaya adım atmasını sağlıyor. Hatta bazen birkaç kişinin birleşip bir sanat eseri alması gibi yaratıcı çözümler de destekleniyor. Bu şekilde, sanat sadece elit bir kesime değil, herkesin hayatına dokunabilir hale geliyor.
Peki, gelecek için nasıl planlar yapılıyor?
Carre d’Artistes’in globalleşme stratejisi, sanatçılar için fırsat eşitliği sağlarken, koleksiyonerler için de güvenilir ve kaliteli bir alışveriş ortamı sunuyor. Şu anda 40’tan fazla galerisi ve 400’den fazla sanatçısıyla sistem, dünyanın dört bir yanında büyümeye devam ediyor. Yakında Montreal’de açılacak yeni galeriyle bu başarı hikayesi daha da genişleyecek. Bu sürdürülebilir ve eşitlikçi model, modern sanat pazarına yeni bir soluk getiriyor.
Seval Dakman: Bir Sanat Elçisi
Sabancı Üniversitesi’nde siyasal bilimler eğitimi alırken, yan dal olarak sanat tarihi üzerine çalışmalar yapmış ve sanat sosyolojisi alanında yoğunlaşan Seval Dakman 2007 yılında eğitim amacıyla Londra’ya giden ve bu şehrin çağdaş sanat atmosferinden etkilenerek sanata olan tutkusunu daha da derinleştirmiştir. Bu birikimlerini, sanatı daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefleyen projelere dönüştüren Dakman, Carre D’Artistes galerisini ülkemize getirerek sanat dünyasına önemli katkılar sağlamıştır. Seval Dakman, 2016’da kurduğu Artes Sanat Danışmanlık ile kültür sanat alanında önemli bir köprü işlevi görüyor.